21 Mayıs 2026 tarihinde, Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi gazeteciler, 89 gündür tutuklu olan meslektaşları Alican Uludağ için Ankara Adliyesi önünde toplandı. Bu buluşmanın ana talepleri, Uludağ’ın derhal serbest bırakılması ve bugünkü duruşmasına SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla değil, yüz yüze katılmasının sağlanmasıydı.
“ULUDAĞ’IN MORALE İHTİYACI VAR”
Toplantıda gazeteci Zeynel Lüle, Alican Uludağ’ı geçtiğimiz hafta cezaevinde ziyaret ettiğini ve “Onun selamını sizlere iletmek istiyorum. Sağlığı ve morali çok iyi” diyerek sözlerine başladı. Katılımcılar, “Gazetecilik suç değildir”, “Özgür basın susturulamaz”, “Alican çıkacak, yine yazacak”, “SEGBİS değil yüz yüze savunma” ve “İsmail çıkacak, yine yazacak” gibi sloganlar atarak destek verdiler.
“DAHA FAZLA GAZETECİ CEZAEVİNDE”
ÇGD Başkanı Kıvanç El, basın açıklamasını yaparak, “Önümüzde 24 saatlik bir süre var. Alican’ın Ankara’ya getirilerek, yüz yüze savunma yapmasını talep ediyoruz. Bu en doğal hakkıdır, aynı zamanda Alican’ın da isteği. Kendisi savunma yapmaktan kaçan biri değil” dedi. Türkiye’de gazetecilik yapmanın zorlaşmasına dikkat çeken El, “Alican, İsmail (Arı), Merdan (Yanardağ), Pınar (Gayıp) gibi 10’dan fazla meslektaşımız şu an cezaevinde. Hepsinin tahliye edilmesini ve ifadelerinin yüz yüze alınmasını talep ediyoruz. Tutuklu gazetecilik uygulamasına son verilsin. Biz basın meslek örgütleri olarak sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. İsmail’in duruşması 5 Haziran’da var ve bu tarihten önce hemen tahliye edilmesi gerekiyor” şeklinde ifadeler kullandı.
“GAZETECİLİK ZORLAŞTI”
DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Alican’ın bir sözüyle başlamak istiyorum: ‘Bugün Türkiye’de gazetecilik, mayın tarlasında hakikat aramaya benziyor. Ama umutsuzluğa yer yok.’ Zira artık uygulanan sistem, bir adalet değil, bir ceza sistemi. Cezaevlerinde olan gazeteciler, halkın haber alma hakkını savunanlardır. Alican Uludağ, Cengiz Oğlağı, Cihan Berk, Elif Bayburt ve daha birçok gazeteci cezaevinde bulunuyor. Sarayın ve sermayenin gazeteciliğini yapmak bu ülkede oldukça konforlu” dedi.
“GÜNDEMDE OLDUĞUMUZU UNUTMAYIN”
TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, “Ayda bir-iki kez arkadaşlarımızın haklarını savunmak için bir araya geliyoruz. Gazetecilik, savcıların ya da polislerin söylediği gibi yapılamaz. Bugün hapiste olan tüm gazeteciler, mesleklerini kurallara uygun olarak icra ediyorlar. Alican Uludağ’ın duruşmasında bir an önce tahliye edilmesini, ardından beraatini, aksi takdirde Ankara’ya getirilmesini talep ediyoruz” dedi.
“HAKİMİN YÜZÜNE BAKARAK İFADE VERMELİ”
Gazeteciler Cemiyeti yöneticisi Özlem Akarsu Çelik, Alican Uludağ’ın duruşmasında yüz yüze ifade verme hakkının önemine vurgu yaparak, “Hep birlikte bu hakkı savunmalıyız” şeklinde konuştu. Gazetecilere yönelik bu tür uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.