Yusuf Arslan
1 Haziran 2026
Son resmi çevre raporlarına göre, 15 Mart 2021 tarihinde havadaki toz konsantrasyonunun normal seviyelerin tam 200 katına ulaşması, havalimanlarının kapatılmasına, ulaşım yollarının durmasına ve hastanelerde solunum yolu hastalıklarının artarak kriz seviyesine ulaşmasına neden oldu. Bu gelişmeler üzerine ekolojik koruma stratejileri hız kazandı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, radikal önlemler ve nesiller boyu sürecek ağaçlandırma projeleri çağrısı ile hayata geçirilen bu girişim, Pekin’den Sincan’a kadar uzanan büyük bir yapay orman bariyeri oluşturmayı amaçlıyor.
50 yılı aşkın bir süredir kademeli olarak gerçekleştirilen bu yatırımların sonucunda, bölgedeki yıkıcı kum fırtınaları resmi verilere göre üçte bir oranında azaltıldı. Ancak, kuruma sorunları nedeniyle bitki stratejileri de gözden geçirildi. Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) inşaat bütçesiyle eşdeğer maliyetlere sahip olan bu projede, ilk yıllarda hızlı büyüyen kavak ağaçları tercih edilmişti. Ancak yer altı su seviyesinin düşük olması ve aşırı kuraklık nedeniyle kavak ağaçları kitlesel olarak kuruma tehlikesiyle karşılaştı. Bu nedenle bilim insanları ve orman mühendisleri, stratejilerinde değişiklik yapmaya karar verdi.
Çöl ikliminde hayatta kalabilen özel çalı türleri ve ekstrem hava koşullarına dayanıklı kozalaklı ağaçların ekimine öncelik verilmeye başlandı. Orman Mühendisi Heisheng Yu, yeni aşamalarda “Juzgun” türü kozalaklı bitkilerin yetiştirilmesine odaklandıklarını açıkladı. Bu bitki türü, yavaş büyümesine rağmen derin kök yapısı sayesinde şiddetli fırtınalar sırasında hareketli kum parçalarını toprakta sabit tutma özelliği ile laboratuvar testleriyle kanıtlandı.
Ancak, mühendislik ekipleri ve meteoroloji uzmanları, projeye yapılan astronomik yatırımlara ve modern peyzaj teknolojilerine rağmen, fırtınaları tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını belirtiyor. Yine de bu projeler, insan sağlığını tehdit eden mikron düzeyindeki toz partiküllerinin filtrelenmesinde önemli bir bariyer işlevi görüyor. Gobi Çölü kaynaklı fırtınaların, bazen Hindistan büyüklüğünde alanları kapsayacak kadar yoğun hale geldiği ifade ediliyor ve yapay ekosistem oluşturma çalışmalarının çevre eyaletlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Yazar: Yusuf Arslan
