Petrol fiyatları kritik bir dönemeçten geçerken, hükümetler acil önlemler almaya başladı. Tüccarlar, Hürmüz Boğazı’nda süregelen kısıtlamalar nedeniyle daha fazla yakıtın ihraç edilememesi durumunda petrol fiyatlarının yeniden büyük bir sıçrama yaşayabileceğini belirtiyor. Financial Times’ın haberine göre, Aberdeen şirketinin baş ekonomisti Paul Diggle, Brent petrolün varil fiyatının 180 dolara kadar çıkabileceği bir senaryoyu değerlendirdiklerini ifade etti. Diggle, bu tür bir artışın enflasyonu hızla yükseltebileceği ve Avrupa ile Asya’nın birçok ülkesinde resesyona yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
**180 DOLAR SEVİYESİ TEHLİKESİ**
Diggle, bu senaryonun henüz ana beklentileri yansıtmadığını ancak “Bu durumu ciddiye alıyoruz. Zamanın kıymetini biliyoruz.” şeklinde konuştu.
**YAZ DÖNEMİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR**
Kuzey yarımkürenin yaz mevsimine girmesiyle birlikte, klima kullanımı ve tatil planları doğrultusunda enerji talebinin artması, ham petrol, benzin, dizel ve jet yakıtı arzı üzerindeki baskıyı artıracak. Bu dönem, küresel petrol stoklarının en hızlı düşüşü yaşadığı bir zaman dilimini de ifade ediyor.
**HÜKÜMETLERDEN ACİL ÖNLEMLER**
Avustralya, yakıt ve gübre stoğunu artırmak için 10 milyar dolar harcama sözü verirken, Fransa ekonomisini korumak amacıyla destek politikalarını gözden geçireceğini duyurdu. Hindistan ise döviz rezervlerini güçlendirmek için halka altın almama ve yurt dışına çıkmama çağrısı yaptı. Uluslararası Enerji Ajansı, acil önlem almaya çalışan ülke sayısının mart ayındaki 55’ten 76’ya yükseldiğini açıkladı.
**YENİ BİR PETROL KRİZİ Mİ GELİYOR?**
Ekonomist ve tüccarlar, bu krizin enerji fiyatlarında yeni bir artışa, daha geniş yakıt kısıtlamalarına, sanayi üretiminde duraksamalara ve küresel büyümede belirgin bir yavaşlamaya yol açabileceği konusunda uyarıyorlar.
**RESSESYON ENDİŞESİ**
Avrupa Birliği Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas, Atina’da düzenlenen bir konferansta, Orta Doğu’daki çatışmaların devam etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde dünya genelinde resesyon riski taşıdığını dile getirdi. Çatışmaların başlamasıyla dünya genelinde enerji tüketimi, mevcut kapasitenin üzerine çıkarak artış gösterdi.
**ÜRETİM YETERSİZLİĞİ**
Uluslararası Enerji Ajansı, mart ve haziran ayları arasında küresel petrol tüketiminin üretimin yaklaşık 6 milyon varil üzerinde olacağını tahmin ediyor. Bazı analistlere göre bu fark, günlük 8 ila 9 milyon varile kadar ulaşabilir. Tüccarlar, bu açığı kapatmak için karada ve denizdeki petrol stoklarını kullanırken, hükümetler de stratejik rezervlerini piyasaya sürme sözü verdi. Günlük 2 milyon varilden fazla acil ham petrol stratejik rezervlerden temin ediliyor, ancak bu rezervlerin çoğu temmuz ayında sona erecek.
**REZERVLERDE CİDDİ DÜŞÜŞ**
Savaşın başlamasından bu yana küresel rezervler yaklaşık 380 milyon varil azalmış durumda. Bu veriler, Körfez’de erişilemeyen stokları kapsamıyor. Petrol rezervlerinin büyük çoğunluğu, 3 milyar varilin üzerinde miktarıyla petrol şirketleri, tüccarlar ve rafinerilerin elinde bulunuyor. Ancak bu stokların önemli bir bölümü, sistemin işleyişi açısından kritik öneme sahip. Boru hatlarının basıncı korumak için minimum hacimlere, rafinerilerin düzenli arz için sürekli çalışmasına ve depolama tanklarının da tamamen boşalmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Analistlere göre, stoklar sıfıra inmeden önce piyasalarda önemli aksaklıklar yaşanabilir. Oxford Institute for Energy Studies’ten Paul Horsnell, “Asgari işletme seviyesi ülkeye ve ürüne göre değişiklik gösterir.” dedi.
**HAZİRAN AYI İÇİN OPERASYONEL STRES TAHMİNLERİ**
JPMorgan, OECD ülkelerindeki stokların haziran ayı itibarıyla “operasyonel stres seviyelerine” yaklaşabileceği uyarısında bulundu.