6G Nedir, Ne Kadar Hızlı Olacak ve Ne Zaman Kullanılmaya Başlanacak?

ABD başta olmak üzere dünyadaki bütün ağ planlama girişimleri 6G’yi haberlerine konu ediyor. Haliyle siz de ülkenize hatta şehrinize ne zaman geleceğini merak ediyor olabilirsiniz. 6G aslında nedir, ne kadar hızlı olacak ve ne zaman gelecek, işte bu soruları bu makalede cevaplamaya çalışacağız.

6G, altıncı nesil hücresel ağ teknolojisinin kısaltmasıdır. Tıpkı Wi-Fi nesillerinin Wi-Fi 5, Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 7 gibi artışlarla tanımlanması gibi, hücresel teknolojinin farklı nesilleri de bu şekilde tanımlanıyor.

Cep telefonları, 1981 yılında 1G olarak adlandırdığımız analog teknolojiyle çalışacak şekilde ortaya çıktı. Ardından kabaca her on senede bir yeni nesil hücresel teknoloji geldi. 2G 1992 yılında, 3G 2001 yılında, 4G 2009 yılında, 5G 2019 yılında geldi. 6G ise şu anda erken geliştirme aşamasında olan altıncı nesil hücresel ağ teknolojisidir.

6G hücresel teknolojisinin hedeflerinden biri sadece video akışı gibi temel içerikleri akıllı telefonlara daha hızlı sunmak değil, aynı zamanda gerçek zamanlı artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve küçük akıllı cihazların evlerimizin içinde ve dışında her yerde var olduğu gelecekteki “Nesnelerin İnterneti (IoT)” modelini destekleyebilecek bir hücresel ağ oluşturmaktır.

Bunun hakkında herhangi bir şey okuduğumuzda ya da telekomünikasyon şirketlerinin 6G’nin Metaverse’i nasıl şekillendireceğine, fiziksel ve sanal yaşamlarımızı nasıl birleştireceğini vb. şeyleri vurgulayan nefes kesici duyurularını okuduğumuzda, erken gelişimin “erken” kısmını aklınızda tutmayı unutmayın.

2023 yılı itibarıyla, bırakın konuşlandırılmış 6G ağlarını veya cihazlarını, belirlenmiş standartlar bile henüz ortalıkta yok. Yeni nesil hücresel teknolojinin hangi belirli frekanslara dayanacağı, 6G gelişiminin temel yönleri, gelişmiş 6G destekli cihazların enerji ve ısı yayma isteği gibi teknik problemler hâlâ çözülmeye çalışılıyor.

Ancak bunlara rağmen 6G’nin neye benzeyeceği, nasıl olacağı konusunda bazı fikirlerim var. Mevcut hücresel teknolojisi Megahertz (MHz) ve daha düşük Gigahertz (GHz) frekans aralıklarında çalışıyor. Radyo spektrumunun 6G için değerlendirilen ve test edilen kısmı ise milimetre dalgalar (mmWave) veya Son Derece Yüksek Frekans (EHF) radyo olarak da bilinen 30-300 GHz aralığındaki frekansları ve 3000 GHz’ye kadar olan Terahertz (THz) frekansını içeriyor. Yani bu frekansların kullanımıyla birlikte mevcut hücresel teknolojinin bant genişliği kapasitesinin çok çok ötesinde veri iletimine şahit olacağız.

Frekans paylaşımı hakkındaki teknik konuşmalar biraz anlamsız ya da abartı içerse de ilginç gelebilir. Çünkü insanlar gerçekten hıza önem veriyor. Size sormaya kalksam da çok az bir kısmınız 3G, 4G ve 5G hücresel teknolojileri arasındaki teknik farklılıkları göz önünde bulundurursunuz. Ancak iş mesajla gönderilen birkaç fotoğrafı indirmek için sabırla beklemekten, gerçek zamanlı olarak yüksek çözünürlüklü video izlemeye geçmeye gelince sanırım somut bir tarif elde ediyoruz.

Mevcut tüm testler henüz standartlaştırılmamış teknolojiyle yapıldığından 6G’nin ne kadar hızlı olacağını tam olarak bilen yok. Yine de kabaca kime sorarsak soralım, hangi potansiyel 6G uygulamasından bahsettiklerine bağlı olarak, 6G’nin 5G’den 50-100 kat daha hızlı olacağını söylüyor. Kimsenin elinde doğru düzgün bir veri yok ancak dünyanın dört bir yanındaki araştırma tesislerinden çıkan oldukça ilginç örnekler var.

2022 yılının Ocak ayında Çin’deki bir araştırma tesisi olan Purple Mountain Laboratories, laboratuvar ortamında THz frekans iletimlerini kullanarak 206 Gbps hızında veri ilettiğini iddia etti.

Yine aynı yılın Şubat ayında, bu kez Tsinghua Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Okulu’ndan bir başka Çinli araştırma grubu, 1 kilometrelik bir mesafe boyunca 1 Tbps’lik şaşırtıcı bir hızda veri ilettiklerini iddia etti. Bu hızlar teorik olarak en yüksek diye tabir edilen 5G hızından (7,5 Gbit) sırasıyla 20 ve 100 kat daha yüksek. Çok şaşırtıcı değil mi?

Buraya kadar okuduysanız, muhtemelen 6G hücresel ağların çok uzakta olduğu sonucuna varmışsınızdır, zaten bu sebeple “erken gelişim” kısmını aklınızda tutun demiştim. 6G ağ geliştirme çalışmaları aktif bir şekilde devam ediyor ancak henüz emekleme aşamasında. 6G’nin standartlaştırılması için birkaç yıl daha geçmesi gerekiyor.

Qualcomm, Aralık 2022’de 6G teknolojisi için öngörülen kullanıma sunma tarihi olarak 2030’u söyleyen bir 6G geliştirme planı yayınladı. Ericsson’un 6G ile ilgili mesajları da diğer telekom yöneticileriyle yapılan röportajlarda olduğu gibi 2030’ların başını gösteriyor.

Büyük bir metropol bölgesinde yaşıyorsanız, 2030 yılları civarında 6G’yi kullanabilir hale geleceksiniz. Tabii bu durum Türkiye için geçerli değil çünkü hâlâ 5G’ye geçebilmiş değiliz. 5G henüz tüm dünyaya yayılmadı. Örneğin GSMA’nın yetkili 2023 Mobil Ekonomi raporu, Kuzey Amerika’da 5G’nin kullanım oranının yalnızca %39 olduğunu ve hücresel ağ abonelerinin yarısından fazlasının hâlâ 4G kullandığını gösteriyor. Raporun tahminine göre, Kuzey Amerika’da 5G kullanım oranı 2030 yılına kadar %91’i geçecek, yani bu 6G gelse bile dışarıda hâlâ 4G kullanan aboneler olacağı anlamına geliyor.

Pek çok insanın telefonlarının 5G’yi destekleyip desteklemediğinden bile emin olmadığı günümüz dünyasını düşündüğünüzde 5G’yi kullanıyor olsalar bile, hayal kırıklığı yaratan hızlar, aldatıcı duyurular nedeniyle hâlâ sık sık kafaları karışıyor. Dolayısıyla, konuya pratik olarak bakarsak 2030 yılına kadar insanların yalnızca küçük bir yüzdesi 6G tabanlı hücresel ağları kullanıyor olacak.

Sizce 2030 yılına kadar Türkiye’nin %90’ı geçecek şekilde 5G kullandığını görür müyüz? Düşüncelerinizi yorumlarda belirtmeyi unutmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir